| YAPI DENETİMİ VE İSG DENETİMİNİN
YASAL DAYANAKLARI | Emel Okumuş İnşaat Mühendisi RİSK MED Uzmanı
|
|
YAPI DENETİMİ, SADECE YAPININ KALİTESİNİN DENETLENMESİDİR : Son zamanlarda, inşaatların yapım aşamasında, işyerinde bir iş kazası meydana gelmesi durumunda, cumhuriyet savcılıklarınca, işçilere tehlikesiz çalışma ortam ve koşullarını sağlamakla görevli şantiye yönetimi ile işçi sağlığı ve iş güvenliği elemanlarının yerine veya onlarla birlikte, sadece inşaatın kalitesinden sorumlu yapı denetim elemanlarına da sorumluluk yöneltme ve ceza davası açma yoluna gidilmektedir. Görünen odur ki, bir iş kazası tahkikatı sonrasında savcılık iddianameleri hazırlanırken, 4857 sayılı Kanun'un öngördüğü İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Denetimi kavramı ile 4708 sayılı Kanun'un öngördüğü Yapı Denetimi kavramları bazen birbirine karıştırılmakta ve hatta bu kavramlar aynı anlamlarda kullanılabilmektedir. Yapı Denetimi ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği denetimi tamamen farklı kavramlardır: Bu yazının konusu, yapı denetimi ile işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimi kavramlarının yasal ve teknik tariflerini ortaya koymak, farklı olan bu kavramların birbirine karıştırılmasından kaynaklanan yanlışları göstermek ve konunun herkes tarafından anlaşılabilir hale gelmesini sağlamaktır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Hizmetleri: 4857 sayılı İş Kanunu'na göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının koordinasyonunda yürütülen bir hizmettir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği hizmetlerinin ülkemizde, 25.08.1971 gün ve 1475 sayılı eski İş Kanunu ile başlayan ve yeni çıkarılan 22.05.2003 gün ve 4857 sayılı İş Kanunu ile devam eden yaklaşık 35 yıllık bir geçmişi vardır. 1.maddesi Amaç ve Kapsam başlığı altında "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir......." hükümleri ile başlayan 4857 sayılı Kanun'un maddelerinden anlaşılacağı üzere, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği hizmetleri, işyerlerinde çalışan işçilerin iş kazalarına uğramamaları yada meslek hastalıklarına yakalanmamaları için işyerinde sürekli yürütülen hizmetlerdir. Örneklersek, işçilerin düşme, çarpma, elektrik, kimyasal madde, yangın, patlama, vb nedenlerle hayatını kaybetmemesi, yaralanmaması yada hasta olmaması gibi işçilerin çalışma şartlarına ve çalışma ortamına ilişkin konular İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği hizmetleri kapsamındadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği görev organizasyonu, sorumluları, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin neler olduğu ve nasıl alınacağı 4857 sayılı Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan çok sayıda tüzük ve yönetmeliklerle en ince ayrıntısına kadar tarif edilmiştir. Mevzuat gereği, İşçi sağlığı ve iş güvenliği görevlileri inşaatın başlamasından bitimine kadar işyerinde sürekli bulunmak, işçilerin çalışma şartlarına ve çalışma ortamına ilişkin konuları izlemek ve gereken önlemleri almak ve aldırmak durumundadırlar. Yapı Denetimi: 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığının koordinasyonunda yapılan bir hizmettir. Yapı Denetimi kavramı yakın bir tarihte 4708 sayılı Kanun ile mevzuatımıza girmiştir. Özellikle ülkemizdeki 17 Ağustos depreminden sonra yapılarda meydana gelen hasarların sorumlularının belirlenerek yargı önüne çıkarılması ve zararların tazmin edilmesi konusunda yaşanılan belirsizlikleri ve olumsuzlukları gidermek yönünde yapılan çalışmalar sonucu 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun 29.06.2001 tarihinde kabul edilmiştir. 1.maddesi Amaç, Kapsam ve Tanımlar başlığı altında "Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir......." hükümleri ile başlayan 4708 sayılı Kanunun maddelerinden anlaşılacağı üzere, Yapı Denetimi hizmetleri, yapılarda kullanılan her türlü malzemenin standartlarına uygun seçilmesi ve her türlü imalatın da yine standartlarına uygun ve kusursuz yapılması için verilen denetim hizmetleridir. Örneklersek, yapı kolon, kiriş ve tabliyelerinin hesaplanan kesitte yapılması, hesaplanan kesit ve sayıda demir kullanılması, beton kalitesinin uygun standartlarda olması, mekanik ve elektrik tesisatın standartlarına uygun yapılması gibi teknik ve standartlara uygun kaliteli yapı yapılmasına ilişkin konular da Yapı Denetimi hizmetleri kapsamındadır. Aşağıda da açıklanacağı üzere yapı denetim görevi, işyerinde sürekli bulunmayı gerektiren bir görev değildir. Mevzuat gereği her yapı denetçisi -inşaat mühendisi, mimar, elektrik mühendisi, makina mühendisi-, işlerin durumuna göre gerekli gördüğü inşaat işyerinde, gerekli gördüğü süre içinde bulunarak sadece kendi meslek alanına giren denetim işlerini yürütürler. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 2.f maddesi: 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu'nda işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tek hüküm 2.maddenin f fıkrasıdır. Bu fıkra hükmü, Yapı Denetim elemanlarının inşaatda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği görevlilerinin işlerini de yapması anlamına gelmemektedir. Bu fıkra hükümlerinin amacı yapının asli imalatları sürerken, örneğin kalıpların kusurlu yapılması, betonun donması beklenmeden kalıpların sökülmesi, demirlerin yanlış döşenmesi, demir ve etriye bağlantılarının kusurlu yapılması, vb. yapımla ilgili kusurlu imalatlardan ötürü kolon, kiriş, tabliye çökmesi, vb. tehlikeler yaratılmaması içindir. Bu tür imalat yanlışları, önce yapının kendisini sonra da inşaatta çalışanların ve inşaat bittikten sonra da burada oturanların hayatını tehlikeye atabileceği için böyle uygulamalara müdahale etmek Yapı Denetim elemanlarının görevidir ve yüklenici tarafından önlem alınmadığı takdirde ilgili makamlara derhal bildirilir. Görüldüğü gibi 2.f fıkranın amacı, teknik ve standartlara uygun kaliteli yapı yapılmasının sağlanması, yapının asli imalatlarının kusurlu yapılması nedeniyle cana ve mala zarar verilmesinin önlenmesidir, yoksa İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği görevlilerinin işçilerin çalışma şartlarına ve çalışma ortamına ilişkin işlerinin de Yapı Denetim elemanlarınca yürütülmesi yada onların işlerine karışılması değildir. 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu ile getirilen ayırdedici husus, yapının bizatihi kendisinin az veya çok hasar tehlikesi altında olması nedeniyle cana veya mala zarar verebilmesi ihtimalidir. Yapının asli imalatlarında bir kusur olmadığı veya başka deyişle yapının konstrüksiyonlarında çatlama, eğilme, kırılma, kopma, burkulma, çökme, vb. tehlikeler bulunmadığı durumlar 4708 sayılı Kanun hükümleri ve yapı denetimi önlemleri kapsamında değildir. Yapı Denetim Kuruluşları: Yapı Denetim kuruluşları, denetim alanındaki inşaatlarda standartlarına uygun malzeme kullanılmamasından yada kusurlu imalat yapılmasından ötürü meydana gelebilecek yapı hasarlarından sorumludur. Çeşitli meslek disiplinlerine bağlı mühendisler de yapı denetim elemanı olarak 4708 sayılı Kanun kapsamında kurulmuş olan Yapı Denetim Firmalarına bağlı olarak görev yaparlar. Yapı denetim kuruluşları bu hizmetleri, 4708 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan Yapı Denetim Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği (RG:12.08.2001/24491) açıklamaları çerçevesinde, yapı zemininden sorumlu jeoloji-jeofizik mühendisleri, işlevsel-görsel kaliteden sorumlu mimarlar, betonarme-statik yapı öğelerinden sorumlu inşaat mühendisleri, ısıtma-havalandırma-sıhhi tesisatlardan sorumlu makina mühendisleri, elektrik-kumanda tesisatlarından sorumlu elektrik mühendisleri ve ayrıca yeterli yardımcı kontrol elemanları -teknik öğretmen, tekniker veya teknisyen- olmak üzere meslekten ekiplerle yürütür ve her mühendis yada yardımcı kontrol elemanı sadece kendi meslek alanına giren işlerden sorumludur. Anılan Yönetmelik'de açıklandığı üzere, her yapı denetçisi, aynı anda 120 000 m2 yi geçmemek üzere bir çok yapının denetimini üstlenebilir ve işlerin durumuna göre gerekli gördüğü inşaat işyerinde, gerekli gördüğü süre içinde bulunarak sadece kendi meslek alanına giren denetim işlerini yürütürler. SONUÇ: 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve 4857 sayılı İş Kanunu maddelerinden ve yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, hem teknik ve standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için Yapı Denetimi'nin ve hem de işçilere uygun çalışma şartları ve çalışma ortamı sağlanması için İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Hizmetleri'nin organizasyonları, sorumluları ve sorumlulukları farklı alandaki Kanunlarla ayrı ayrı ve birbiririnden bağımsız olarak tarif edilmiştir. Bir hizmet türünün sorumlusunun diğer hizmet türünün sorumlusuna karışma yada görev alanına müdahale etme yetkisi bulunmamaktadır. Başkalarının görev alanlarına müdahale anlamına gelecek tersi uygulamalar yasal değildir, bu şekilde verilecek bir karar nedeniyle yanılma ihtimali yüksektir ve gereksiz zararlara yolaçabilir ve tazmini gerektirebilir. Bir örnek ile somutlaştırarak ifade edilirse, bir çimento fabrikası çimento üretim işlerinin yapıldığı bir işyeri olduğu gibi bir inşaat şantiyesi de yapı üretim işlerinin yapıldığı bir işyeridir. Nasıl ki çimento üretimi sırasında fabrikada bir iş kazası meydana gelmesi durumunda fabrika yönetimi ile fabrikanın işçi sağlığı ve iş güvenliği elemanları sorumlu oluyor ise, aynı şekilde yapı üretimi sırasında şantiyede bir iş kazası meydana gelmesi durumunda da yüklenici firma ve şantiye yönetimi ile yüklenici firmanın işçi sağlığı ve iş güvenliği elemanları sorumlu olacaktır. Çünkü 4857 sayılı Kanun gereği, işyerinde çalışan işçiler için tehlikesiz çalışma ortam ve koşullar sağlamakla görevli makam ve kişiler onlardır. Ancak, gerek yapım aşamasında ve gerekse daha sonraki bir zamanda, çimento fabrikasının tamamının veya bir kısmının, kullanım nedenleri dışında, standartlarına uygun kalitede yapılmadığı için çökme, devrilme, vb.nedenlerle cana veya mala zarar vermesi halinde bundan 4708 sayılı Kanun gereği, yüklenici firma ve şantiye elemanları ile birlikte yapı denetim firması ve elemanları da sorumlu olacaktır. Bunların dışındaki uygulamalara yasal ve teknik mevzuat elvermez. Görüldüğü üzere yapının yada yapı kısımlarının bizatihi kendisi tehlike oluşturmadığı sürece, işyerinde işçilerin kaza geçirmesinden yada hastalanmasından yapı denetimi elemanlarının sorumlu tutulması mümkün değildir. Özet olarak, yapı denetim elemanlarının, yüklenici firma veya görevlilerinin işlerine ve iş organizasyonlarına karışma yetkileri bulunmamaktadır. Yüklenici firmanın hangi işi ne zaman ve nerede, hangi ekiplerle ve hangi yöntemlerle yapacağı yapı denetim firmasını ve elemanlarını ilgilendirmez. Yapı denetim elemanlarına yasa ile verilmiş görev, yapılarda standartlara uygun kalite ve miktarda malzeme kullanıldığını ve kaliteli yapı üretimi yapıldığını onaylamak, tersi durumları tesbit ederek yükleniciden bunların düzeltilmesini istemek ve düzeltilmediği takdirde ilgili makamlara bildirmekten ibarettir.
|